Matil A.Ş. Genel Müdürü
15 AĞUSTOS 2017
Çelik Sektörünün Gelecek Rotası...
Devlet şu anda proje bazlı bir sistem çıkardı. Proje bazlı teşvikte çelik sektörünü de metalurji ismiyle içine koydu. Sektörün yapısal ve teknolojik dönüşümü için dile getirilen konsolidasyon ve yeni yatırımlar proje bazlı teşvik sistemi altında realize edilebilir, devlet tarafı buna hazır. Ama doğru bir şekilde sonuçlandırması gerekiyor. Yani sektörün ortak menfaatleri yararına yönlenmeli, bir şirket yararına değil. Sektörümüzün imajını yükseltmeliyiz. Çünkü sektör imajının ne kadar kırılgan olduğunu, yakın zamandaki inşaat demiri tartışmasında net bir şekilde bir defa daha gördük. Dolayısıyla sektör kendi imajını yükseltmek için kendi işine yönelmeli. Sektörün dernekleri, teknik hizmet birimleri, uzman mühendisleri yeteri düzeyde yok. Sektör gelişecekse teknik birimlerini, rekabet öncesi işbirliği kurumlarını büyütmeli. Bunlar büyümeden sektörün gelişme şansı yok. Çünkü dünyada bizden daha önde olan ülkelerdeki örnekleri görüyoruz. Bir başka konu, sektörde teknik envanterimiz yok. Hangi firma hangi tesislere sahip? Hangi çelik ithal ediliyor, niye ithal ediliyor? Resmi istatistik yok. Bu envanteri ortaya çıkarmak için çalışma yürütmemiz gerekiyor. Sektörün belki de en önemli sorunu ikinci, üçüncü neslin çelik üretimine devam edip etmeyeceği. Her firma otuzlu kırklı ortaklı yapıda. Bu şekilde nasıl bir yönetim olacak? İlk defa bir firma profesyonel birini yönetim kurulu başkanı olarak getirdi. Bu örnek iyi çalışırsa diğer aile şirketleri de belki bu yönde adım atabilir ama olmazsa ne olacak? Çalıştığım organizasyon, sektörün yurtdışına bağımlı olduğu akredite test ve analiz hizmetleri konusunda çok başarılı örnek bir çalışma ortaya koydu ve bağımlılığı ortadan kaldırdı. Başka önemli teknik çalışmaları yapmaya çalışıyor çeşitli zorluklar altında. Acı bir örnek olarak söylemeliyim ki, sektörün toplantılarında dahi Ar-Ge gündeme gelmiyor ki bu konuda çalışmalar yapılabilsin. Kişisel olarak geleceğine de inanmıyorum. Ama başında bulunduğum kurum bu işlerle de uğraşıyor. Sektörümüzün sürdürülebilir geleceği için, sivil toplum kuruluşlarını, rekabet öncesi işbirliği mekanizmalarını, Ar-Ge ve inovasyonu, mesleki ve teknik eğitimi öncelememiz ve günlük iş planlarımıza dahil etmek durumundayız.